You are here: Home / 2014 / ICOR 2. Dünya Konferansı’nın Kamuoyuna Açıklaması

ICOR 2. Dünya Konferansı’nın Kamuoyuna Açıklaması

İCOR 2. Dünya Konferansı Kararı, 01 Nisan 2014

 

ICOR (Devrimci Parti ve Örgütlerin Uluslararası Koordinasyonu)’un 2. Dünya Konferansı Orta Avrupa’da birkaç hafta önce gerçekleşti. Konferansa 24 ülkeden 28 partinin delegeleri ve 2 partinin misafir delegasyonları katıldı.

Konferans, ICC (Uluslararası Koordinasyon Komitesi) baş koordinatörünün katılımcıları selamladığı ve 2. Dünya Konferansı’nın görevlerini ortaya koyduğu açılış konuşmasıyla başladı. Bunu, konferansın içinde bulunulan dönemdeki önemini ve konferansın başarılı geçmesi yönündeki dileklerini ifade ettikleri tüm delege ve misafirlerin tanıtılması izledi. Daha sonra Konferansa katılamayan çeşitli ICOR örgütlerinin selamlama mesajları okundu. Bazı örgütlerin bu konferansa katılımları Alman ve diğer Avrupalı hükümetlerin çıkardığı vize sorunlarındaki bürokratik engeller nedeniyle aşırı derecede zorlaştırıldı ve kısmen imkânsız kılındı. Bunu ILPS (Halk Mücadelesinin Uluslararası Ligi)’nin başkanı José Sison’un, PCR (Arjantin Devrimci Komünist Partisi)’den Otto Vargas ve İrene Alonso’nun ve CPA(ML) (Avustralya Komünist Partisi [Marksist-Leninist])’nin selamlama mesajları izledi.

Şimdiki Uluslararası Koordinasyon Komitesi 2010’daki kuruluştan bu yana geçen süre hakkında bir rapor sundu. Bu rapor ICC-sekretaryasının üyeleri tarafından okundu ve akabinde toplantıda tartışıldı. ICOR’un bu süre içinde üye örgütleri bakımından sadece yüzde 12 civarında büyümekle kalmayıp aynı zamanda ideolojik-siyasi ve örgütsel olarak da olgunlaştığı açıklığa kavuştu. ICOR Şu an itibariyle ICOR 34 ülkeden 45 üye parti ve örgütü bünyesinde toplamaktadır. Mali rapor, mali bağımsızlık ilkesinin giderek daha iyi gerçekleştiğini ortaya koymaktadır.

Çalışma tarzında daha etkin ve demokratik kılmak için ICOR’un tüzüğünde bazı değişiklikler yapıldı. Özelinde Uluslararası Koordinasyon Komitesi bileşimi daha dinamik ve çeşitli kıtalarda temsil edilecek şekilde biçimlendirildi. Kıta konferanslarına daha esnek bir işlevsellik kazandırmak için değişiklikler karar altına alındı.

Uzun tartışmalardan sonra birçok karar çıkarıldı. Siyasi olarak, iki kararda odaklanıldı: Bunlardan ilki, dünyadaki özgürlük ve demokrasi hareketlerinin önemini ve ICOR’un görevlerini kapsamaktadır. İkincisi, tehdit edici çevre felaketini ve ICOR’un dünya çapında bir direniş cephesinin inşa edilmesi için sorumluluğunu ele almaktadır. Bu iki kararın oybirliğiyle kabul edilmesi son 2 yıl içinde uluslararası devrimci ve işçi hareketindeki büyük kavramsal (bilişsel) ilerlemeye işaret etmektedir.

Özgürlük ve demokrasi hareketleriyle ilgili tartışmada bu hareketlerin ayrıntıları üzerine kapsamlı bir tartışma yapıldı. Tunus, Türkiye, Nepal vb. ilgili ülkelerden katılımcılar devletin güncel durumuyla ilgili ve ülkelerindeki hareketlerin ayrıntıları hakkında ilk elden deneyimlerini paylaştılar. Dünya ekonomik ve mali krizi dünya çapındaki özgürlük ve demokrasi için mücadele yürüten hareketlere itilim kazandırmaktadır. Tartışma içinde bir yandan bu ülkelerdeki işçi sınıfı ve ezilen kitlelerin daha iyi ve demokratik bir toplum için mücadele etmeye hazır oldukları; diğer yandan subjektif güçlerin böylesi hareketlere somut devrimci bir alternatif sunmaları için henüz güçlü ve yeterli derecede örgütlü olmadıkları hakkında fikir birliği vardı. Bu hareketlerin tüm dünya işçi sınıfı ve ezilen halkları nasıl hızlı ve yoğun bir şekilde etkilemesi dünyadaki tüm Marksist-Leninistler arasında daha iyi bir işbirliği ve eşgüdüm ihtiyacını vurguladığı konusunda hemfikir olundu. Bu, aynı zamanda ICOR gibi bir örgüte ihtiyaç olduğunun ve güçlenmesinin gerekliliğinin altını çizmektedir.

Çevre sorununa ilişkin tartışma da kapsamlıydı ve siyasi kavrayış düzeyi oldukça yüksekti. Çevrenin korunmasına ilişkin bu tür hareketlerin tüm dünyadan aktif katılımcıları bu konu hakkında ayrıntılı bir şekilde bilgi verdiler. Emperyalizmin kâr için sınırsız bir açgözlülükle çevreyi nasıl tahrip ettiği anlatıldı. Emperyalizmin krizi derinleşirken kârlarını arttırmak için gerek insani gerek doğal kaynakları nasıl hoyratça tahrip etmek zorunda olduğu tartışıldı. Bazı katılımcılar, bugün çevre sorununun içerdiği çelişkinin gezegende insan yaşamını tehdit eden esas çelişkilerinden biri haline geldiği görüşündeydi.

Yeni sömürgeci durum nedeniyle ve dünyanın çeşitli kesimlerinde ortaya çıkan yeni sınıflar kapsamında işçi sınıfının bugün yaratmak zorunda olduğu ittifakların niteliği üzerine de çok tartışma oldu. İster kadınlar veya çevrenin tahrip edilmesine karşı mücadele edenler ya da yerli halkların ve bu türdeki benzer hareketler olsun, işçi sınıfının belirleyici olduğu ve emperyalizm tarafından ezilen bölgelerdeki hareketlerin önderliğini üstlenmesinin zorunluluğu vurgulandı.

Şu anda emperyalizmin boğuştuğu krizin gerçek niteliği üzerine ve 2008'de başlayan ipotek krizinden kendisini toparlayabilmesine dek uzanan süreçte ne kadar yol aldığı üzerine de zunca bir tartışma da vardı. Bir üye örgüt tarafından çeşitli kaynaklardan birçok detay, zengin bilgi ve tahlillerle hazırlanmış olan bir slayt sunumu yapıldı.

Bu dönemdeki ağır krizin çeşitli ülkelerde açık siyasi, hatta devrimci krizleri neden geliştirmediğinin nedenlerinden birinin subjektif güçlerin zayıflığı olduğu tartışıldı. Emperyalizm bugün zaman zaman devasa mali harcamalarla frenleyici, kontrolden çıkmayı engelleyici uluslararası bir kriz yönetimi yürütmektedir. Buna rağmen dünyada esas eğilim devrimdir.

Afganistan, İran, Rojava ve Türkiye halkları ile dayanışmaya ilişkin kararlar da çıkarıldı.

2017’de Hindistan’da gerçekleştirilecek 2. Uluslararası Maden İşçileri Konferansı'nı desteklemek; 2016’da Nepal’de yapılacak 2. Dünya Kadın Konferansı'nı desteklemek üzere ve (Ekim) 2014’te Almanya’da düzenlenecek Liman işçilerinin deneyim alışverişine ilişkin kararlar da ICOR çoğunluğu tarafından kabul edildi.

Konferans, yeni bir Uluslararası Koordinasyon Komitesi seçti. MLPD’den Stefan Engel yoldaş baş koordinatör ve CPI (ML)’den Sanjay Singhvi yoldaş baş koordinatör yardımcısı olarak yeniden seçildiler.

Tüm konferans yoldaşça bir ruh içinde gerçekleşti ve konferansa proleter tartışma kültürü egemendi. Raporlar, tüzük ve karar tasarıları hakkındaki karar alışlar ICOR tüzüğü çerçevesinde bağımsız bir oylama temelinde titizlikle uygulandı.

Yükselen dayanışmacı bir ruhla yürütülen özgür, yapıcı ve samimi bir tartışma yaşandı. Konferans ilk gününde selamlama mesajlarıyla birlikte törensel bir açılışla başladı ve son gününde dünya genelinde kültürel katkıların sunulduğu programlı bir kültür gecesiyle sonlandı.

Konferans Enternasyonal'in çeşitli dillerde söylenmesiyle kapandı.

Document Actions