Almanya

AfD'ye oy veren faşizme oy verir!

Almanya Marksist-Leninist Partisi’nin (MLPD) Merkez Komitesi'ninAlmanya Marksist-Leninist Partisi’nin (MLPD) Merkez Komitesi'nin, 
AfD'ye oy veren faşizme oy verir!

1. Avrupa seçimlerinin sonuçları, Avrupa'da ve Almanya'da faşist tehdidin arttığını endişe verici bir şekilde açıkça ortaya koymaktadır. "Trafik lambası" adı verilen koalisyon partileri oylarının %25'ini kaybetti. Bu, tekellerin diktatörlüğünün önceki kitle tabanının eridiği anlamına geliyor. Ve bu haklı olarak! Açıkça CDU ya da BSW gibi diğer burjuva partilerine ve kozmopolit olduğunu iddia eden tekellere karşı. Bunların kendileri, anti-sosyal ve ekolojik olmayan politikalar izleyerek sağcı eğilim yürütüyorlar. Bu politikalara karşı gerçek protesto sadece soldan gelir.

2. Tekellerin bir bölümü yeni, faşist bir kitle tabanı inşa ediyor. AfD'nin finans kapitalin bazı kesimlerinin, tekelci olmayan burjuvazinin, devlet aygıtının ve en büyük medyanın desteği olmadan böyle bir etki elde etmesi düşünülemez. Bu destek, Rus ve bir ölçüde Çin emperyalizmi ile Avrupa'daki diğer faşist ve faşizan güçler tarafından sağlanmaktadır.

3. Bu yılın başında sayıları milyonları bulan anti-faşist kitlesel protestolardan sonra, hiçbir AfD seçmeni AfD'nin zararsız bir protesto partisi olduğunu ciddi bir şekilde iddia edemez. Faşist olduğu giderek daha açık hale geliyor. Faşist Höcke-Krah kanadı uzun süredir gidişatı belirliyor. AfD'ye oy verenler egemenlere bir ders vermiyorlar. MLPD açıkça şunu söylüyor: "AfD'ye oy veren faşizme oy verir!" Aynı zamanda, MLPD üyelerine yönelik suikastlar ya da Yeşiller, SPD veya Sol Parti'den politikacılara ve mültecilere yönelik saldırılarla açık faşist terör artmaktadır. Her türlü küçümsemeye karşı, şimdi ne yapılması gerektiğine dair geniş kapsamlı sonuçlara ihtiyaç vardır.

4. Bugün "modern faşistler" Hitler faşistlerinden farklı bir görünüm sergiliyorlar. Demagojilerini zamanın ruhuna göre uyarlamışlardır. AfD kendisini "sosyal", "savaş karşıtı bir parti" ya da "özgürlük savaşçısı" olarak sunuyor. Ama Adolf Hitler de emekçi halkın çıkarları doğrultusunda bir "devrim" ya da "gerçek bir barış politikası" vaat etmemiş miydi? Sonuç, İkinci Dünya Savaşı'nda 60 milyon insanın ölümü, Yahudilerin toplu katliamı, açlık ve sefalet oldu.

Komünistler, sendikacılar ve diğer demokratlar toplama kamplarına tıkılan, işkence gören ve vahşice öldürülen ilk kişilerdi. İnsanlık ikinci kez bu tuzağa düşmemeli! Modern faşistler, makam ve mevkiyi ellerine geçirdiklerinde ne yaparlar? İtalya'da Meloni, kitleler için sosyal yardımları kaldıran ilk kişiydi. Trump başkanlık seçimini kaybedince faşist bir darbe düzenledi. Arjantin'de Milei işçi haklarına karşı genel bir saldırı başlattı. Türkiye'de Erdoğan on binlerce devrimci ve demokratı hapse attırdı. "Önce benim ülkem" sloganı, giderek daha fazla emperyalistler arasındaki rekabet mücadelesinin açıkça yürütülmesinde, hükümetler için gerekli olan bir slogandır.

5. AfD'ye karşı her yönden hücuma geçelim! AfD'yi onun ırkçılığına indirgememelidir. AfD, ant-komünizmin ve işçi düşmanlığının partisidir, uluslararası mali sermayenin hizmetkarıdır, örgütlü işçi hareketini parçalamayı hedefler, çevre koruma önlemlerinin kaldırılması çağrısında bulunur ve egoizmi, şovenizmi ve nihayetinde savaşı temsil eder.

6. 2024'ün ilk yarısında yaklaşık 6 milyon insanın sokaklara döküldüğü ruh halindeki ilerici değişim, şu anda insanların daha büyük bir kısmı arasındaki sağcı eğilimin gölgesinde kalıyor. Ancak aynı zamanda kutuplaşma ve kitlesel siyasallaşma da artıyor. Ve anti-faşist ve ilerici bir karşı eğilim var, hatta birçoğu artık kendilerini özellikle bu konuda sorumlu hissediyor.

7. Anti-faşist mücadele tüm çalışmalara nüfuz etmelidir. Odak noktasında ikna, bilgi ve eğitim çalışmaları olmalıdır. Özellikle gençlerin düşünce, duygu ve eylemlerine yönelik yoğun ve ikna edici bir mücadeleye ihtiyacımız var. Ne de olsa AfD'nin, anketlerdeki yüzde 23 olan oy oranı Avrupa seçimlerinde yüzde 16'nın altına düştü. Birçok ülkede sağcı hükümetler seçimleri yeniden kaybetti ya da protestolar karşısında tutunamadı. Bu da gösteriyor ki, düşünce tarzını etkileyebilirsiniz! Aktif direniş de gereklidir. Faşistler karşısında bir tek adım geri atılmamalı!

8. Faşist eğilimin büyümesi ve hatta zaferi hala engellenebilir. Bu, anti-komünist bölücülüğe karşı mücadelede geniş bir anti-faşist eylem birliğini gerektirir. Etkili bir proleter birleşik cepheye işçi sınıfı önderlik etmelidir. Sağcı gelişmeye ve faşizme karşı Enternasyonalist İttifakı ve uluslararası alanda “Birleşik Cephe”yi güçlendirin. İttifak çalışmalarını güçlendirin! İşyerlerindeki ve sendikalardaki işçileri - grevlerde - işyerleri için olduğu kadar faşist tehlikeye karşı da kararlı bir şekilde seslerini yükseltmeye çağırıyoruz.

9. Burjuva anti-faşizmi, sorunu ırkçılığa ya da antisemitizme indirgemektedir. O, Marksist-Leninistleri sıklıkla eylem birliğinden dışlıyor. “Demokrasiyi kurtarın” çağrısı yapıyor. Oysa kapitalizmde kitleler için gerçek bir demokrasi yoktur. Önemli demokratik haklar vardır. Ancak bunlar çoğu zaman sadece kağıt üzerindedir. Tüm demokratik hak ve özgürlükleri kararlılıkla savunmalı, uğruna mücadele etmeli ve genişletmeliyiz. Faşist tehlikenin kökenine inilmelidir: Bu, kapitalizmde ve tekellerin diktatörlüğünde yatmaktadır. MLPD, sağcı gelişmeye ve faşizme karşı toplumsal bir alternatif olarak gerçek sosyalizm hareketini kararlılıkla güçlendirecektir.

10. MLPD yakın gelecekte güçlerini Thüringen'de yapılacak eyalet seçimleri üzerinde yoğunlaştıracaktır. Bu, Federal Almanya ve Avrupa çapında bir öneme sahiptir. AfD'nin asıl ideolojik patronu olan Höcke'nin yerleşim yeri bu eyalettedir. AfD güçlerini orada yoğunlaştırıyor. Enternasyonalist Liste/MLPD burada bir gedik açma görevini üstlenmiştir. MLPD herkese şu çağrıda bulunuyor: Bu kampanyayı kendi davanız haline getirin ve katılın! Organizatör olun, afişler asın, bağışta bulunun ve hepsinden önemlisi: binlerce ikna edici tartışmalar yürütün! Tüm gençlere sesleniyoruz: Gençlik Örgütü REBELL'in anti-faşist eğitim ve eylem kampına katılın!

MLPD'yi ve Gençlik Örgütü REBELL'i güçlendirin!